Zonguldak’ta bir esnaf, ilçedeki üç esnafı ucuz altın alıp yüksek gelir elde edecekleri vaadiyle 3,5 milyon lira dolandırdı. Paralarının peşine düşen esnaf, "Hesaba bloke konuldu, bir miktar daha verin bloke kalksın" denilince ikinci kez dolandırıldı. Olayın şüphelisi ifadesinin ardından serbest bırakılırken, suçlamaları reddetti.

İddialara göre, Kozlu ilçesinde esnaflık yapan 42 yaşındaki Kerim M., esnaf arkadaşları A.T., M.B. ve E.D.’den ucuz altın alıp yüksek kazanç vaadederek banka hesaplarından ve kredi kartlarından yüklü miktarda para aldı. Paralarını geri almak isteyen esnaflardan birine ise "Hesaba bloke konuldu, bir miktar daha ödeme yapalım bloke kalksın", "Türk Lirası olarak gönderemiyorum. Euro olarak göndereceğim", "Para yolda, cenazesi var" cevapları ile bir kez daha ödeme yaptı. Esnaflardan biri parasının bir miktarını geri aldı. Esnaflar dolandırıldıklarını anlayınca Cumhuriyet Savcılığı’na giderek şikayetçi oldu. Hakkında soruşturma başlatılan Kerim M. ise suçlamaları kabul etmedi. İfadesinin ardından da serbest bırakıldı. Kerim M. ayrıca esnafların rızası dahilinde paraları kullandığını, hileli veya aldatıcı şekilde para almadığını iddia etti.

Kerim M.’nin kendilerine verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını söyleyen esnaf, verdikleri paraları geri istedikleri Kerim M.’nin ticari hayatının zora girdiği bu sebeple ödeme yapamadığı cevabını aldı.

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma devam ederken esnaflar paralarını geri almak için hukuk mücadelesini sürdürüyor.

"Telefonumu bırakmıştım, dönene kadar paraları çekmiş"

İlçede ticari taksi sürücüsü olduğunu ifade eden E.D., Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifi’nden kredi çekme fikriyle düşünürken yolda rastladığı tanıdığı vasıtasıyla Kerim M. ile tanıştığını anlattı. E.D., "Esnaf kefaletten kredi çekme düşüncesiyle gittim. İki kefil istediler. Dönüşte yolda tanıdığım bir ağabeyime rastladım. Kerim M.’nin yönetimde olduğunu söyleyince yanına gittik. Kendisinden durumu anlatıp ricada bulunduk. O da yardımcı olacağını söyledi. Şu anda esnaf kefalette seçimden dolayı kredi vermediklerini söyledi. Kredi kartı kullanıp kullanmadığımı sordu. Bankalardan çekebileceğimi söyleyince yüksek faizle kredi verildiğini söyledim. Mobil bankacılığımı sordu. Puanlarıma bakacağını söyleyip telefonumu istedi. O sırada müşteri arayınca ticari taksi ile müşteriyi almaya gittim. O esnaf da yarım saatlik süre içerisinde telefonum kendisinde kaldı. Telefonumla bütün hesaplarımdan komple parayı çekiyor. Gelen mesajları da siliyor. Bir ay sonra tekrar hatırlatma mesajları gelince durumu fark ettim. Bana ’esnaf kefaletten çekmeyecek miydin?’ Biz senin paranı çekip altın hesabına yatırdık. Para kazanacaksın. Bugün 500 bin çekeceğine 300 bin lira çekersin deyip ikna etmeye kalktı. Ben ikna olmadım. Yatıracağını söyleyip elimdeki kartları da aldı. Bir aylık müddet içerisinde bekledik. İşyerine gittik. Eleman tutmuş, elemanla bize çay söylüyor. O dakikadan itibaren kaybolup gitti. Yanımızdan kaçtı gitti. Telefonlarına cevap vermiyor. İki ay oldu halen daha bulamıyoruz. Biz savcıya gittik. Şikayetçi olduk. Fakat ifadesini alıp serbest bırakılmış. Ses kaydını buldum. Kendisinin Almanya’dan İtalya’ya geçeceğini, 100 bin Euro para alacağını, kimseyi dolandırmadığını söylüyor. Biz de şu anda bekliyoruz" dedi.

"Telefonumdan Euro hesabı açacağını söyleyip para çekti"

İlçede esnaflık yapan M.B. ise aracını sattığını duyan Kerim M.’nin kendisi ile iletişime geçtiğini anlatarak şöyle dedi:

"Arabayı sattığımı duydu. Bende para olduğunu anladı. Benden parayı iki aylık kullanmak için istedi. Ev alıp ev sattığını söyleyerek kar vereceğini söyledi. Ben de tekrar yeniden araç alacağımı söyledim. İki aylık süre sonunda parayı istedim. Benden 15 gün süre istedi. Euro geldiğini, Türk parasına çevireceğini söyledi. Bankanın parayı bloke koyduğunu, zamana ihtiyacı olduğunu söyledi. Zaman istedi. İki ay daha zaman istedi. Ben onun üzerine gidince Euro hesabı açabileceğimizi söyledi. Paraları telefona atabileceğimizi söyledi. Biz de telefonu eline verip şifreleri de verdik. Banka hesaplarımızdan üç defa para çekti. 600 bin liraya yakın para çekti. Paranın zamanı geldikçe yanıma gelip çek vereceğini söyledi. Paranın banka hesabında olduğunu söyledi. Bize çeki yazdı. Çekin günü gelince bankaya gittik. Baktık ki çek karşılıksız çıktı. Çekin süresine bir hafta kala kaçtı. Kendisine ne ulaşabildik, ne paramızı geri alabildik."

Herşey eşinin ayakkabısını tamire götürmesiyle başladı

Eşinin ayakkabısını tamire götürmek için gittiğinde Kerim M.’nin "ucuz altın alarak yüksek kar elde etme" teklifinde bulunduğunu anlatan E.D. de şöyle dedi:

"Eşimin ayakkabısını tamire götürdüğümde bana teklifte bulundu. Kredi kartımdan 100 bin lira çekip 12 ay faizsiz ödeyebileceğimi söyledi. Denedi olmadı. Bana altın hesabı açabileceğimi söyledi. Bin 500’e satın aldığımız altını bin 600’e satabileceğimi söyledi. Benim o zaman zaten ilaç da kullanıyordum. Rahatsızdım, mantıklı düşünemedim. Benim internet şubesinden paralar çekti. Kartımın fotoğrafını çekti. Şifremi aldı. Bana dükkanına gidip geleceğini söyledi. Zonguldak merkeze gidip bir yerden mail order ile 109 bin lira çekmiş. Toplamda 240 bin lira para verdim. Olayın üzerinden 20 gün geçti. Ortada hiçbir şey yoktu. Kendisinden paramı istedim. ’Para yolda’, ’Şu gün gelecek, bu gün gelecek’, ’Cenazesi var’ diye oyaladı. Ben kendisini sıkıştırdım. 140 bin liramı aldım bir şekilde. Ondan önce bana 240 bin liralık teminat çeki kesti. Sonradan duydum ki çekleri karşılıksız çıkıyormuş. Birkaç gün sonra kayıplara karıştı. Hayatta böyle dolandırılmam diye düşünüyordum. Telefon dolandırıcılarına inanmıyordum. Başımıza geldi. Arkadaş dedik, iyi niyet dedik ama yanılmışız."

İHA