Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2023 yılı Bütçe görüşmelerinde bir konuşma yaptı.

MOTOSİKLET YOLA DEVRİLDİ: 1 YARALI MOTOSİKLET YOLA DEVRİLDİ: 1 YARALI

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’na, 5 yıl önce, maden kazaları ile ilgili olarak yaptığı uyarıyı hatırlatan Ünal Demirtaş;    “2017 yılında, beş yıl önce siz Müsteşarken, Sayın Berat Albayrak Enerji Bakanıyken bir konuşma yapmışım, siz de o salondaydınız o zaman, Plan ve Bütçe Komisyonunda. "14.500 norm kadroya rağmen bugün 7.500 üretim işçisi açığı kaldı, işçi açıkları iş güvenliğini tehdit ediyor. Buradan uyarıyorum: Değerli bürokratlarımız, Zonguldak'ta her an büyük bir maden kazası yaşanabilir." diye uyarıda bulunmuşum” dedi.

TTK’NIN İŞÇİ AÇIKLARI KAPATILMAZSA YENİ BİR MADEN FACİASI OLABİLİR

TTK’nın bugünkü işçi açığının, iş kazalarına davetiye çıkaracak düzeyde olduğunu vurgulayan CHP’li Demirtaş;

“Türkiye Taşkömürü Kurumuyla ilgili önemli bir konu da işçi açıklarıdır. 14.500 olan norm kadro sayısına göre işçi sayısı 7.385'tir şu anda. Bu durum da iş kazalarına davetiye çıkartan çok önemli bir eksikliktir aslında. Yine, Sayıştay da muhtelif defalar, azalan işçi sayısına bağlı olarak iş güvenliğinin olmadığı yönünde değerlendirmelerde bulunmuş. Ben bir kez daha buradan sizi uyarmak istiyorum çünkü konuyla da yakından ilgilendiğinizi biliyorum, daha önceki Komisyon görüşmelerinde de hep konuşmuştuk bu meseleyi; Zonguldak'ta yeni bir büyük maden faciası olmaması için bu işçi açıklarının ivedilikle giderilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yine, oradaki kurumların daha dikkatli olması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerine yer verdi.

Ünal Demirtaş konuşmasında şunları da ifade etti;

AMASRA MADEN FACİASINDA

 “YÖNETİM ZAAFİYETİ” VE “TEDBİRSİZLİK” VAR

Dünyanın 1970'lerde çözmüş olduğu maden kazalarını biz hâlâ çözemediğimiz için tekrar yaşamaya devam ediyoruz. Sizin Amasra madenini ziyaretinden sonra böyle bir kaza meydana geldi ve maalesef 42 işçimizi kaybettik. Bugün sunumuzda "Gerçekler ortaya çıkınca gereken yapılacak" dediniz. Aslında, gerçeklerin önemli bir bölümü ön bilirkişi raporuyla ortaya çıktı. Ortaya çıkan gerçekte da Amasra'da gerçekten ciddi bir yönetim zafiyeti olduğu ve tedbirsizlik olduğu ortaya çıktı. Ön bilirkişi raporuna göre, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürü Sayın Kazım Eroğlu ve Genel Müdür Yardımcısı Sayın Ercan Gebeş kusurlu bulundular. Amasra Müessesesi Müdürü ve altındaki yönetim kadrosu tutuklandı ama maalesef, bu iki yönetici henüz açığa alınmadı; açığa alınmaları gerekirdi. Çünkü soruşturma devam ediyor, soruşturmanın selameti açısından bu gerekliydi. Genel Müdürün size istifasını sunduğu ve sizin de kabul etmediğiniz yönünde Zonguldak yerel basınında haberler çıkmıştı; bu doğru mudur, değil midir, bu konuya açıklık getirmeniz gerekmektedir.

RÖDOVANSLI SAHA İŞLETMECİLERİNİN SORUNLARI ÇÖZÜLMEDİ

             Rödavanslı sahalarda da yaklaşık 3 bin kişi çalışıyor, bunların sorunları devam ediyor, sizinle görüşmüşler, masanızda duruyor o sorunlar.  Yerli kömür ile ithal kömür arasında bazı farklar var; biliyorsunuz, termik santraller yerli kömürü 975 TL'den alırken aynı kalorideki kömürün ithal olanını 1.600 TL'ye alıyorlar, arada ciddi bir fark var. Yine, yerli kömüre verilen destek 2.750 TL'yken ithal kömüre verilen destek 3.750 TL. Bu da yerli ve millî enerji politikalarıyla pek bağdaşmayan bir durum diye düşünüyorum.

NİHAİ UÇ ÜRÜN SÖZLEŞMELERİ’NE İLİŞKİN DÜZENLEME YAPILMALI

             Maden işletme ruhsatı sahipleriyle madencilik faaliyetlerinde yapılan NSR yani nihai uç ürün sözleşmeleri işçilik hakları bakımından lisans sahibine hukuken bir sorumsuzluk kalkanı getirmekte, ayrıca bir haksız kazanç da sağlamaktadır. Bu nedenle de NSR sözleşmelerinde izin, denetim ve işçilik hakları açısından sorumluluk getirecek ve kamunun da zarara uğramasını engelleyecek şekilde bir düzenleme yapılması gerekmektedir. Bu yönde bir çalışmanız var mıdır?

KARADENİZ’DEN ÇIKARILAN DOĞALGAZ TÜRKİYE’NİN NE KADARLIK İHTİYACINI KARŞILAYACAK?

           Karadeniz'de bulunan doğal gazı ifade etmek istiyorum. Birinci fazın önümüzdeki yıl 10 milyon metreküp olarak hatta bağlanacağı ifade edildi. Bu birinci faz -günlük tüketim 10 milyon- Türkiye'nin ne kadar ihtiyacını karşılayacaktır? İkinci faz için 40 milyon metreküp denildi, bu ne zaman kullanılır hâle gelecektir?