Zonguldak Haberleri
Giriş Tarihi : 31-08-2021 10:19   Güncelleme : 31-08-2021 16:25

"TÜRKİYE’NİN HUKUK VE ADALETE İHTİYACI VAR"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak Milletvekili, Ünal Demirtaş, 2021-2022 Adli Yılının açılışı nedeni ile bir mesaj yayımladı. Mesajında hukukun üstünlüğüne vurgu yapan CHP’li Demirtaş; “Toplumsal barış ve huzuru sağlamanın ön koşulu adaletin tesis edilmesidir. Hukuk devleti; özgürlüklerin teminatı, toplumların nefesidir. Adaletin statü, kişi fark etmeden herkes için sağlandığı bir toplumda ancak bağımsız ve tarafsız yargıdan söz edilebilir” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak Milletvekili, Ünal Demirtaş, 2021-2022 Adli Yılının açılışı nedeni ile bir mesaj yayımladı. Mesajında hukukun üstünlüğüne vurgu yapan CHP’li Demirtaş; “Toplumsal barış ve huzuru sağlamanın ön koşulu adaletin tesis edilmesidir. Hukuk devleti; özgürlüklerin teminatı, toplumların nefesidir. Adaletin statü, kişi fark etmeden herkes için sağlandığı bir toplumda ancak bağımsız ve tarafsız yargıdan söz edilebilir” dedi.

“YASAMA, YÜRÜTME YARGI İÇ İÇE GEÇMİŞSE, ÖZGÜRLÜKLER GARANTİDE DEĞİLSE, ANAYASA YOK DEMEKTİR. KUVVET KİMDEYSE O HAKİMDİR"

Mesajında 18’inci yüzyılı düşünürlerinden Jean Jacques Rousseau’nun sözüne de yer veren CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş; “Yasama, Yürütme Yargı İç İçe Geçmişse, Özgürlükler Garantide Değilse, Anayasa Yok Demektir. Kuvvet Kimdeyse O Hakimdir" sözü Jean Jacques Rousseau tarafından yüzyıllar önce söylenen ve ne acıdır ki bugünün Türkiye’sini anlatan bir sözdür. Bugün ülkemizde tek adam rejimi, yasama ve yargıya talimat vererek Anayasa’yı yok saymaktadır. Muhalif tek bir sese bile tahammülü olmayan saray iktidarının oluşturduğu bu baskıcı ortamda, hukuktan ve adaletten söz etmek elbette mümkün değildir” dedi.

AB RAPORLARINDA YARGI BAĞIMSIZLIĞI ELEŞTİRİSİ

CHP Zonguldak Milletvekili, Avukat Ünal Demirtaş, özgürlüklerin tek tek yok edildiğine dikkat çektiği mesajında, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilen reform paketlerini de eleştirdi. CHP’li Demirtaş; “Her yasama döneminde bir reform paketi getiriliyor. Her yeni reform paketi ile yargı bağımsızlığı daha fazla yok ediliyor. Yasalar yamalı bohçaya döndü. Yasa yapma tekniklerinin önemsenmediği, meslek odalarının, muhalefetin uyarılarının hiç dikkate alınmadığı bu süreçte, yargının geldiği nokta son derece düşündürücüdür.

 Avrupa Birliği İlerleme Raporları’nda sayfalarca yargı bağımsızlığına ilişkin eleştirilerin sıralanmaktadır. 2020 yılı AB Raporu’nda; “Yargıda Birlik Derneği hükûmete yakınlığıyla bilinmektedir. Mesleğe yeni alınan hâkim ve savcılara, işe başlar başlamaz Yargıda Birlik Derneğine üyelik başvurusu verilmektedir”, “Yürütme ve yasama erki temsilcileri, şüphelilerin masumiyet karinesini hiçe sayarak ve yargının bağımsızlığı ilkesine karşı gelerek sürmekte olan davalar ile ilgili yorumlarını kamuoyu ile paylaşmaya devam etmiştir” eleştirileri getirilirken, 2019 yılı Türkiye AB İlerleme Raporu’nda   “Devam eden davalara ilişkin olarak, yürütme ve yasamanın temsilcileri tarafından kamuoyuna yapılan açıklamalar, özellikle suçlayıcı olanlar, şüphelilerin masumiyet karinesini göz ardı etmekte ve hukuka uygunluk konusunda şüphe uyandırmaktadır.Bu açıklamalar, söz konusu davalara bakan hâkim ve savcılar üzerinde caydırıcı bir etkiye sahiptir” ifadelerine yer verilmiştir. Ülkemiz bugün hukuk, adalet ve özgürlükler açısından çok karanlık bir noktaya getirilmiştir.

ADLİ YIL AÇILIŞ TÖRENİNDE BASKI

2021-2022 Adli Yılı açılışı için Yargıtay Başkanı'nın hâkim ve savcılara  “açılışa katılımın zorunlu olduğu” şeklinde mesaj  göndermesi iddialarına da  değinen Ünal Demirtaş; “Türkiye’de, hukukun üstünlüğünün yok edildiği, kuvvetler ayrılığının olmadığı, savunma hakkının zedelendiği, tarafsız ve objektif bir yargı sisteminin olmadığı bir tek adam rejimi hüküm sürmektedir. Geçmişte, Adli Yıl Açılış Töreni sarayda yapılıyordu. Bu yıl, Adli Yıl açılışının yargının evinde yapılıyor olması doğrudur. Ancak bu sefer de, adli yıl açılış törenine katılım bir telefon mesajı ile zorunlu tutulduğu iddiaları kamuoyuna yansımıştır. Ak Parti’li Cumhurbaşkanının da katılacağı törene, yüksek yargı üyelerinin katılımın zorunlu tutulması iddiaları eğer doğruysa,  bu, yargıya açıkça müdahale anlamına gelir” dedi.

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ, TOPLUMDA ADALETE OLAN GÜVENİ ARTTIRIR

Toplumda adalete güvenin yüzde 20’lere indiğini hatırlatan Ünal Demirtaş; “Word Justice Project tarafından yayımlanan Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 2012 yılında 97 ülke arasında 39’uncu sırada olan Türkiye,2020 yılında 128 ülke arasında 107’inci sırada yer almıştır. Yargı üzerindeki siyasi vesayet arttıkça Türkiye’nin hukukun üstünlüğü endeksindeki sıralaması gerilemiştir.

Yargı bağımsızlığı ve güçler ayrılığı ilkesinin egemen olduğu güçlendirilmiş parlamenter rejim ile yönetilen bir Türkiye’de ancak hukukun üstünlüğü sağlanacak, toplumun da adalete güveni artacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle 2021-2022 Adli Yılının, hukukun üstün olduğu, toplumda adalete olan güvenin arttığı bir yıl olmasını dilerim”dedi.