Zonguldak Haberleri
Giriş Tarihi : 22-04-2021 15:27   Güncelleme : 22-04-2021 22:49

ÖZDEMİR İLK KEZ KONUŞTU: "DAVAYI KAYBEDERSEM GAZETECİLİĞİ BIRAKACAĞIM"

Zonguldak'ta geçtiğimiz günlerde yaşanan intihar girişiminde olaya azmettirmekle suçlanan ve tutuklu yargılanan gazeteci Mustafa Özdemir, serbest bırakılmasının ardından açıklama yaptı. 

ÖZDEMİR İLK KEZ KONUŞTU:

Zonguldak'ta geçtiğimiz haftalarda belediye binası önünde yaşanan intihar girişiminde kişiyi olaya azmettirmek suçuyla gözaltına alınan, ardından tutuklanarak cezaevine gönderilen Halkın Sesi Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mustafa Özdemir, serbest bırakılmasının arkasından ilk kez konuştu. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Zonguldak Şubesi önünde basın açıklaması yapan Özdemir, süreçte yapılan eleştirilere teşekkür etti. Özdemir, kötü günler yaşadığını anlatarak, "Eğer davayı kaybedersem kesinlikle gazeteciliği bırakacaktım. Çünkü onurlu bir gazeteci böyle yapmalıydı." dedi.

Yaptığı bazı haberlerin çıktısını alarak kamuoyuna seslenen Özdemir, "Yazdığımız kadar yazmadığımız şeylerden de sorumluyuz." ifadesini kullandı.
Özdemir'in açıklaması şöyle:

Zonguldak'ta 15 Mart 2021 tarihinde belediye binası önünde yaşanan intihar girişiminde kişiyi olaya azmettirmek suçuyla gözaltına alınan, ardından tutuklanarak cezaevine gönderilen Halkın Sesi Gazetesi  ortaklarından Mustafa Özdemir, serbest bırakılmasının arkasından basın toplantısı düzenledi.
Yaşanan süreçte kendisini eleştirenlere teşekkür eden ve kötü günler yaşadığını belirten Özdemir, "Eğer davayı kaybedersem, 26 yıllık gazeteciliğimi bırakacaktım. Çünkü onurlu bir gazeteci böyle yapmalı böyle bir şekilde yaşamamalı. " dedi.

“HİÇBİR ZAMAN KİMSENİN SÖZCÜSÜ OLMADIK”

 İki Gazeteci tipi olduğundan bahseden Özdemir, “Biz gazeteciler kamuoyunu bilgilendirmek yaşanan olayları aktarmak ve pandemi sürecinde ise medyanın önemi. Ben iki gazeteci tipi tanıyorum biri gündemi takip eden gazeteciler diğeri ise gündem yaratan gazeteciler. Biz gündem yaratan gazeteciliği tercih ettik. Biz nen kadar bunu yapabildik, kamuoyunu takdirine bırakıyorum. Ama hiçbir zaman kimsenin sözcüsü olmadık. Olmamaya çalıştık.” şeklinde konuştu.
Özdemir'in açıklaması şöyle: "Olay gününden bir gün önce Arslan K. ofise gelmiş ve benim orada olmadığımı görmüş. Başka bir roman arkadaşının telefonla beni arattırıp dedi ki; 'Ağabey bit pazarında bir ayakkabı gördüm ve 35 lira, bana bunu alır mısın ?'  Bende dedim ki ‘Yarın hallederiz’  Gazetedeki Muhasebeci Şebnem arkadaşımız adliyeye bir evrak gitmesi gerekiyor. Saat 5’e 10 var. Adliye gidiyorum. Arabam  34 TU… kiralık araç. Mobesa kamerası görüntüsü. Arslan K. ile caddede karşılaşıyoruz.  Onun cep telefonu yok, kullanmıyor. Burada spontane gelişen bir olay. Buradan 30 saniye önce geçsem böyle bir olay yaşanmayacak. Arslan k. burada arabamın içine biniyor ve bu defalarca olmuştur.  Caddede volta atar. Maalesef alkolü çok sever.  Benden ya ekmek parası ister ya da alkol parası yada başka evine bir şey almak için.  Ben Zonguldak Belediye Başkanına gideceğini biliyordum.  Dedi ki ‘Abi gittim işimi vermediler. ‘ Bende dedim ki  ‘Ben sana demedim mi bunlar sana işini vermezler diye’  Sordum peki ne oldu? Bana 100 liralık hediye çeki verdiler. Eee ne yaptın? Almadım. Git CHP’liler almış git CHP’ye dedi.  Sonra baba bir tane kameran röportaj yapacağım dedi. Acelem olduğunu söylediğim halde arabada Valilik binasının karşısında konuştu. Canıma kıyacağım dedi, yapma dedim. Ergin Özkul gazeteci arkadaşımdan rica ettim çünkü benim telefonum çok kötü. Ergin arkadaşımız Kozlu’da işi olduğunu söyledi. Abdullah arkadaşımızı aradım. Pandemi nedeniyle evden çalıştığı Abdullah arkadaşımızı eve almaya gittim. Abdullah ise hâl’in orada oturuyor. Hâl’e gitmek için köprüden başka gitmek için yerim yok. Ayakkabıyı ne yapacağız dedi. 
26 senedir gazetecilik yapıyorum, mobese kamerası önünde suç işlenmemesi gerektiğini bildiğim kadar gazeteciyim. Eğer bu şahsa suç amaçlı para vermek istiyorsam neden arabanın içinde vermedim. Arabanın dışında veriyorum parayı.  Ayakkabı için 50 lira para verdim. Özelikle söylüyorum ama beni dinlemiyor alkol alıyor.  Benim Arslan K. bıraktığım yer tren yolu.  Benzin istasyonuna girmedim. Kanıtları da fotoğraflarda görünüyor. Kamuoyunu yanlış bilgilendirme var.  Tren geçişlerinde mobesa kamerası var. Eğer hâkim o gün ayakkabısına baksaydı yırtık bir ayakkabı var almadığını görürdü. 
 Ardından Arslan benzin istasyonuna giderek benzin ve 1 Litre su almış. Neden su alıyor. Zaten Arslan’ın intihar etme gibi bir çabası yok. Sadece sesini duyurmak gibi bir çabası var.  İkinci sınıf insan muamelesi görmenin tepkisi var. Giderken de arkadaşlarının da beyanı  'Acılıkta şov yapacağım' diyerek gidiyor. Yine ben yokum.  Ben de oraya geçtim, Abdullah ile Arslanı tanıştırmak ve röportaj yapılması için. Bekledik, elinde benzin bidonuyla geldi. Bir anda üzerine dökmeye başlayınca biz de gazeteci refleksiyle çekmeye başladık. Polis olayı değil, ısrarla beni çekiyor fark ediyorum. Çünkü potansiyel bir suçlu var, sevmedikleri bir adam var karşısında. Üç gün sonra emniyete gittim.  Son derece rahatım ve ifademi veriyorum. Her şeyi anlatıyorum.  
Arslan’ın ifadesinden bahsettiler. İnanmadım. Arslan 3 gün boyunca psikiyatri servisinde. İfade vermiyor.  Polis 2 tane hap getiriyor sakinleşmesi için ifadesini alıyor.  Ben Mustafa abiyi yıllardır tanıyorum. Bu parayı bana ayakkabı almam için verdi demesine rağmen savcı tutuklanma talebi ile üst mahkemeye sevk ediyor. Üst mahkeme ise ‘Kaçma şüphesi ve delilleri karatma şüphesi’ üzerine tutukluyor.   Bütün hukuk bilen hâkim, savcı, avukatlar kesinlikle bu olayda tutukla talebi olmaması gerekiyordu diyor. 
Olaydan sonra tahliye oluyorum babası Taner beni, iftara çağırıyor. Bunu söylemekten gocunmuyorum çünkü ben hiçbir gizli iş yapmadım. Dedikleri biz sonuna kadar senin yanındayız. Bizim ifademizi değiştirmek için uğraşıyorlar. bu konu ile ilgili ifade vereceğim. Ama kesinlikle biz seni satmayız.  Ben zaten bunu biliyorum, söylemesine gerek yok. 
Bu olayla ilgili bir bağlantınız var mı? sorusuna Belediye Başkanı Ömer Selim Alan ‘hayır olmadı, benim bir ilgim yok’ diyor. Aynı Belediye Başkanı 14 Nisan Çarşamba saat 14:00’de belediye personeli Gültekin Ç. isimli temizlik işleri şefi aracılığıyla Taner K. ve Arslan K. yani sorun yaşadığınız arkadaşla ilgili belediye davet ediyor. ‘Gelsinler görüşelim’ diyor. Gidiyorlar, bunun temini için yasal yollardan belediyenin mobesa kamera kayıtlarını almak için Avukatımız aracılığıyla savcılığa başvuracağız. Umarım o gün ki güvenlik kamera kayıtları silinmez. 
Belediye Başkanı diyor ki ‘Arslan sen ifadeni değiştirişsen sende yanarım, bende yanarım diyor. En az 5 yıl yersin’ diyor. Babasının ifadesi ile anlatıyorum size. Başkan, ‘İfadeni değiştir, iş olayına bakacağız. Daha sonra. Şimdi alırsam tepki çeker. Sonra iş olayını halledeceğiz’ diyor. Onlar onurlu bir adamın durması gerektiği gibi ‘Biz Mustafa Özdemir’i satmayız. İfademizi de değiştirmeyeceğiz, bize o intihar etmemiz için bir şey yapmadı. Öyle bir şey olsa da kesinlikle önler’ Annesin ve kardeşinin de beyanatları var bu konuyla savcılığa verilmiş. Kesinlikle ben hapisteyken Arslan K. ifadesini değiştirmesi için Zonguldak Belediye Başkanı aba altında sopa gösteriyor. 

Ben cezaevinde Yazı İşleri Müdürü Cevdet Akgün, bana bir avukat ayarlıyor. Genç bir arkadaş . Ben ona güveniyorum ve diyorum ki sen genç bir avukatsın senin bu davaya benim de sana ihtiyacım var. Ve bin tahliye olmamı sağlıyor. Ne kadar ilginçtir ki bu arkadaş beni arıyor görüşmemiz gerektiğini söylüyor.  Gidiyorum ve bana diyor ki ‘Bu olay siyasi boyut kazandı,, politik bir davaya dönüştü sen daha deneyimli bir avukat bul. Ben davadan çekileyim’  Bende kendisine saygı duyuyorum. Benim avukat bulmama gibi sorun olmadı.  Sadece bu arkadaşımızın bugün dava başlamadan davadan çekilmesini kamuoyunun takdirine bırakıyorum .

OLAY NEYDİ? 

Zonguldak’ta geçtiğimiz günlerde Zonguldak Belediye Başkanlığı binası önünde işten çıkarıldığı gerekçesiyle üzerine benzin dökerek kendini yakmak isteyen temizlik işçisi Arslan K., gazeteci Muatafa Özdemir gözaltına alındı.
İntihar girişimiyle ilgili Zonguldak Cumhuriyet Savcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında intihar girişiminde bulunan Arslan K.’nın en son Halkınsesi Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mustafa Özdemir ile görüştüğü tespit edildi. Olay üzerine Yazı İşleri Müdürü Mustafa Özdemir gözaltına alınırken savcılık tarafından ifadeleri alındı. Mahkemeye sevk edilen şüphelilerden Mustafa Özdemir, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.