Zonguldak Haberleri
Giriş Tarihi : 24-05-2021 16:01   Güncelleme : 24-05-2021 18:07

MOBBİNG İDDİALARINA KARAYILMAZ'DAN YANIT: "TEK DERDİMİZ ZONGULDAK"

Zonguldak İl Özel İdaresi’nde çalışan işçilerin mobbinge maruz kaldığı iddialarına Genel Sekreter Ahmet Karayılmaz'dan yanıt geldi.

MOBBİNG İDDİALARINA KARAYILMAZ'DAN YANIT:

Zonguldak İl Özel İdaresi’nde çalışan işçilerin mobbinge maruz kaldığı iddialarına Genel Sekreter Ahmet Karayılmaz'dan yanıt geldi. Karayılmaz, işçilerin sözleşmelerinde yer alan ilgili maddeyi okuyarak; "Biz hiç kimsenin işine son vermedik ama benim Çaycuma'da ekskavatör operatörüne ihtiyacım varsa, Çaycuma'ya ekskavatör operatörü görevlendiririm. Bizim tek derdimiz Zonguldak. Zonguldak'ın iş ve işlemlerini en hızlı şekilde yürütmek." ifadesini kullandı. 

KELEŞ'İN SORULARINA KARAYILMAZ'DAN YANIT

Zonguldak İl Özel İdaresinin şirketinde çalışan 237 kişiden 98’inin İş Mahkemesine açtığı dava, Zonguldak kamuoyuna oturdu. İşçilerin görev yerlerinin değiştirilmesine,Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Zonguldak İl Başkanı Fatih Keleş tepki gösterdi. İl Başkanı Keleş, geçtiğimiz Cumartesi günü bir açıklama yaparak; "Mobbingin uygulandığı İl Özel İdaresi'nde çalışan işçilerin görev yerleri değiştiriliyor. Görev yerleri değiştirilen işçiler İl Özel İdaresi'ne gasp edilen hakkını almak için dava açan 96 emekçi arkadaşımız arasında olanlar. Zonguldak İl Özel İdaresi'nin şirketi Personel A.Ş’de çalışan 237 kişiden 98’inin İş Mahkemesine açtığı davayı kazanması sonrasında mobbing uygulanan İl Özel İdaresi'nin Genel Sekreteri Ahmet Karayılmaz'a soruyoruz? İşçiler haklarını almak için açtıkları davadan vazgeçirilmek için tehdit edildiler mi?Bir Milletvekili bizim arkamızda herkes ayağını denk alsın denilerek tehdit edildiler mi?
İşçinin, emekçinin hakkının görmezden gelindiğini biliyoruz peki Özbulut İnşaat'ın çalınan teminat mektubu’nun akıbeti ne oldu?İnsanların çalışma yerlerini değiştirerek Devrek’teki çalışanı neden Ereğliye çektiniz?
Bu insanların Ulaşım problemi çekeceğini düşünmediniz mi?" Karayılmaz'a seslenmişti.

"BU PARAYI ÖDEDİĞİMİZ TAKTİRDE 600 BİN KİŞİNİN HAKKINI GASP ETMİŞ OLACAĞIZ"

İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ahmet Karayılmaz'dan da, konuyla ilgili açıklama geldi. Karayılmaz, söz konusu miktarın işçilere ödendiği taktirde köylerde yapılacak yatırımın eksik kalacağını söyledi. Karayılmaz; "1 yıldır bu camianın içerisinde olan bir bürokrat olarak bu iş yerinin en az parayla en çok verimi alabilmesi, ekonomi dediğimiz bu sistemi oturtmakt görevlli kişiyim. Geldiğim günden beri toplamda 60 arkadaşımız emekli oldu. İşçi arkadaşlarımızla bir dava süreci benden önce süreçte olmuş, o dönemlerde bu işin hiçbir tarafında yoktum. Geldiğimde akradaşlarımız böyle bir sorunun olduğunu söylediler. Biz, arkadaşlarımızla birlikte Sayın Valimizin önderliğinde, Bakanlık birimlerimiz de dahil olmak üzere bu sorunu aktardık. Akabinde 10 milyon ile 20 milyon tl arası bir bütçenin işçilerin kazandığı davalarda geriye ödememiz gereken mahkemenin kararı var. Mahkeminin bir üst mahkemesi de istinaf mahkemesi. İstinaf mahkemesinden henüz gelen bir cevap yok. Bu dava, süre. devam ediyor. Buradaki işçi arkadaşlarımızın hiçbiri bizim düşmanımız değil ama;biz bu kamu kurumuna en ekonomik şekilde en fazla verimi aldırmak zorundayız. Bakanlıktan gelen bir paramız var. Bu parayı ödemeye kalktığımız taktirde köylerde yapacağımız yatırımı, yani 600 bin kişinin hakkını gasp etmiş olacağız." dedi.

"BUNU TEHDİT OLARAK ALGILIYORLAR...HEPSİYLE TEK TEK KONUŞTUM..."

İşçilerin imzaladıkları sözleşmelerin ardından yaşanan dava süreciyle ilgili konuşan Karayılmaz, işçiler ile tek tek konuştuğunu ancak; davadan geri çekilmeyecekleri yönünde yanıt aldığını belirtti. Zonguldak'taki 380 köyde aynı işin yapıldğının altını çizen Karayılmaz, uyarılarının tehdit olarak algılandığını ancak; kendisinin hiçbiriyle kavga etmediğini söyledi. Karayılmaz; "Bu arkadaşlarımıza bakış açımız şu şekilde; köylere hizmet götürme birliklerinde çalışıyorlarmış bir dönemde. Bu birliklerden ayrıldıktan sonra bu arkadaşlarımızın tazminatları ödenmiş ve sonra bu arkadaşlarımız mağdur olmasınlar diye 'Gelin sizinle yeni bir sözleşme yapalım, bu fiyata çalışır mısınız?' denilmiş. Akabinde şirketimiz her bireyle sözleşme imzalamış. Bu bireyde ben bu ücrete bu işte çalışırım demiş ancak; daha sonrasında başka bşr güç devreye girip onların mahkemeye vermesi gerektiğini, mahkemeden bu parayı kazanabileceklerini belirtmiş. 2018'de taşeron yasası gelip herkes kadroya geçince, İl Özel İdareleri, üniversiteler, belediyeler, bu kapsamın dışında bırakılmış. Böyle bir yapı olunca şirket kurmuş özel idareleri ve şirket üzerinden personel çalıştıralım demişler. O süreçte de köylere hizmet götürme dediğimiz ayrı bir tüzel kişilik, İl Özel İdaresi ayrı bir tüzel kişilik olmasına rağmen Zonguldak'ın 380 tane köyünde aynı işi yapmakla mükellefler. Yani Devrek'in Eğerci köyünde bir iş yapılacaksa Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından da yapılıyor, aynı şekilde İl Özel İdaresi tarafından da yapılıyor. İl Özel İdarenin başındaki isim de Sayın Valimiz, Köylere Hizmet Götürme Birliği'nin başındaki kişi de Sayın Valimiz. Aynı işi beraber yapan iki kurum niteliği taşıyoruz biz. Onlar, İl Özel İdaresi'nin özel işlerinin yaptırdıklarına dair bir dava açmışlar. Fikrimiz yine aynı, durduğumuz yerdeyiz. Gelişme sürecek. İstinaf mahkemesi bir karar verecek. Bu karın bizim lehimize çıkacağına inanıyoruz. İşçilerimizin lehine çıkarsa da ücretlerini ödemekle mükellefiz ancak şunu söylemek istiyorum; burası bir şirket. Burası bir devlet kuruluşu değil. Şirket eğer size 20 milyon lirayı yatırırsa, yarın da yatırım yapma noktasından uzaklaşırsa size de ihtiyacı kalmaz. Bunu tehdit olarak algılıyorlar ama ben gerçekleri arkadaşlarla defalarca kez konuştum. Olabileceklerin hepsini ben arkadaşların ayaklarına tek tek giderek söyledim. Hiçbiriyle kavga etmedim. Onlarda şunu söylediler; 'Müdürüm, seni seviyoruz. Sen işçi düşmanı değilsin. Sen karda yanımıza geldin, bütün çalışmalarımızda yanımızdaydın. Gece 2'de, 3'te sende bu grayderin tepesine çıktın, sen de bizimle aynı havayı teneffüs ettin. Senden biz memnunuz, Allah razı olsun ama biz bu davadan vazgeçmeyeceğiz.' Ben kimsenin iş akdini feshedelim, asalım, keselim, onu buradan Alaplı'ya, diğerini Ereğli'ye sürelim demedim. Şöyle bir gerçek var ama; son dönemde 60 tane arkadaşımız emekli oldu. Bir yerden eksiğimiz oluyor, mecburen başka bir yerden tamamlamak zorundayız. Buradaki iş yerinden bile arkadaşlarımızı alıp başka bir yere gönderdik. Biz burayı idare etmek zorundayız." ifadelerine yer verdi. 

"BİZ KİMSENİN İŞİNE SON VERMEDİK"

Hizmet sözleşmesinde işçilerin görev yerlerinin değiştirilmesiyle ilgili maddeyi hatırlatan Karayılmaz; "Hizmet sözleşmeleri şöyle der; 'İşçi, gerekriği taktirde işverenin, il ve ilçe sınırları içerisindeki iş yerlerinde, işveren veya vekilinin göstereceği iş yerlerine, iş yeri içinde unvanı veya niteliği benzer yahut birbirine yakın başka işlerde mavafakatı aranmaksızın geçici veya devamlı olark işveren tarafından görevlendirilebilir. İşçi, görülen işin niteliğinde benzerlik olması şartıyla işçilerin işverene bağlı başka işyerine nakledilebilir.' Biz hiç kimsenin işine son vermedik ama benim Çaycuma'da ekskavatör operatörüne ihtiyacım varsa, Çaycuma'ya ekskavatör operatörü görevlendiririm. " şeklinde konuştu. 

"TEK DERDİMİZ ZONGULDAK"

Geçtiğimiz yıl ile bu yılın yatırım oranlarını karşılaştıran Karayılmaz, şirketin mobbing değil tasarruf yaptığını, tek amacın kente hizmet olduğunun altını çizdi. Karayılmaz; "Geçen sene tam 1 yıl biz hava alanından çıkmadık. 1 yıl boyunca Alaplı'daki arkadaşım her sabah Çaycuma'ya gitti. Geçen yıl yatırımda paramızda yoktu. Yatırımdaki paramızı araç almak için planlamıştık, bunları gerçekleştirdil. Araç parkımız zenginleşti. Geçen yıl 20,30 milyon yatırım paramız varken bu yıl 85 milyon lira yatırım yapacağız. 85 milyonluk yatırımı yapmak içinde benim Ağustos'a kadar sürem var. Benim bunları hızlı bir şekilde yapmam gerekiyor. Emekli olanın yerine birinide koyamıyorsunuz. Dolayısıyla böyle bir tasarrufun hiçbir şekilde mobin olarak algılanmasını kabul etmiyoruz. Bu anlamda bizim yaptığımız kötü bir şey yok. Bizim tek derdimiz Zonguldak. Zonguldak'ın iş ve işlemlerini en hızlı şekilde yürütmek. Yeri değişen arkadaşlarımız arasında şantiye şefide, kadrolu personelimizde var. Sadece bizi mahkemeye veren işçilerimiz üzerinden yapıldığını da düşünmesinler. İşçi arkadaşlarımız bizim düşmanımız değil." diye konuştu.

"İNŞALLAH İŞÇİ ARKADAŞLARIMIZ İYİ NİYETİMİZİ GÖRECEKLERDİR"

DEVA Partisi İl Başkanı Fatih Keleş'in 'Bir Milletvekili bizim arkamızda herkes ayağını denk alsın denilerek tehdit edildiler mi?' sorusuna da yanıt veren Karayılmaz; "Bütün Milletvekilleri bizim başımızın tacı. Cumhuriyet Halk Partilisi, AK Partilisi, İYİ Partilisi diye düşünmeyin. Bütün Milletvekillerimiz buradan istedikleri zaman istedikleri talepleri iletebilirler. Ben iletişime kapalı bir insan değilim. Başkan keşke bana sorsaydı, ben onada aynı şekilde açıklayabilirdim. Çözmeye çalışıyoruz, çözeceğimize de inanıyoruz. Bizler şirket olarak iyi niyetliyiz. İnşallah işçi arkadaşlarda bizim iyi niyetimizi göreceklerdir." ifadelerini kullandı.

KAYBOLAN TEMİNAT MEKTUBU İLE İLGİLİ AÇIKLAMA

Son olarak kaybolan teminat mektubu konusunda konuşan Karayılmaz, yargı sürecinin başladığını söyleyerek; "Bu konu ile ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Emniyet ve savcılıktan şu anda adli mercilere aksetti konu. Tamamen bu konu ile ilgili ihmali olanlar ile ilgili soruşturma devam ediyor. Yargı süreci başladı artık. Böyle bir ihmal varsa gereken kişi cezasını çekecektir diye düşünüyorum." dedi. 

Haber:Duygu ELMA